Haftanın cuma hutbesi

Haftanın cuma hutbesi

22 Nisan 2011 Cuma 12:53
Haftanın cuma hutbesi

İLİ           :ANKARA

AY-YIL   : NİSAN-2011                                       

TARİH   : 22/04/2011

HARAMLARDAN KAÇINMAK

 

Değerli Kardeşlerim!

Yüce Rabbimiz, bizleri bir hikmet ve gaye için yaratmıştır. O’nu tanımamız, O’na boyun eğmemiz ve hayatımızı ilahi mesajların ışığında yaşamaya çalışmamız, yaradılışımızın en önemli gayesidir. Bu gayeyi gerçekleştirmek için, uymamız gereken emir ve yasaklar vardır.

 

Aziz Kardeşlerim!

Yüce Allah’ın kesin olarak yasakladığı ve uzak durmamızı istediği işlere haram denmektedir. Haramlar, yaradılış ve varoluş amacımıza aykırı olan, dünya ve ahiretimizi kaybetmemize sebebiyet veren kötü fiillerdir. Ayrıca haramlar, Yüce Yaratıcıyla bağımızı temin eden imanımızın mesken tuttuğu kalbimizin de, en tehlikeli düşmanıdır.

Gönül eğer, haramlar ve günahlar ile kirletilir; şeytan ve nefsin doyumsuz isteklerine teslim edilirse hayatımız artık hiçbir anlam ifade etmez. Böyle bir insanın vicdanı kötülük ve çirkinlikleri kanıksadığından artık haramlara alelade fiiller olarak bakmaya ve yaptığı işleri kararan vicdanında meşrulaştırmaya çalışır.

Peygamberimiz (s.a.s.) bir hadislerinde: “Kul bir günah işlediğinde, kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahından tövbe edip uzaklaşırsa kalbi arınır. Tövbe etmeyip günah işlemeye devam ederse, o siyah nokta artar ve nihayet kalbin her tarafını kaplar.”[1] buyurarak, haram ve günahların insanoğlu için ifade ettiği bu tehlikeli duruma çok veciz bir şekilde işaret etmiştir.

 

 

 

Değerli Cemaat!

Bizlere şahdamarımızdan daha yakın olup, bizleri en iyi bilen Yüce Allah, insanoğlunun kötülüğe meyyal olduğunu, haram işlemeye yatkın olduğunu Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde haber vermektedir. Zaten bir beşerin hatasız olduğunu, hiç günah işlemediğini iddia etmesi doğru değildir.

 

Böyle bir durum ancak Allahü Teala’nın özel koruması ile mümkün olabilir ki, bu da sadece seçilmiş kullar olan Peygamberler için söz konusudur. O halde halkımızın irfanın da, “beşerdir şaşar” cümlesiyle yer ettiği gibi hemen hepimiz, bilerek ya da bilmeyerek, birtakım günahlara bulaşabilmekteyiz. Ancak her şeye rağmen, haramlardan kaçınma gayretimizi bırakmamalı, günahların gönül dünyamızı istila etmesine ve vicdanımızın kötülüklere karşı duyarsızlaşmasına müsaade etmemeliyiz.

 

Değerli Müslümanlar!

Kötülüğün çok çeşitli biçimlerde yayıldığı, evlerimizi, sokaklarımızı abluka altına aldığı, insanlığın iki dünya saadetini ciddi olarak tehdit ettiği günümüzde, haramlardan kaçınma bilinci bir kat daha önem kazanmaktadır.

Geliniz dünya ve ahiret hayatımızı Kur’an’ın gösterdiği, Peygamber Efendimiz(s.a.s.)’in işaret ettiği barış, kardeşlik ve dostluk ilkeleri çerçevesinde yaşayalım. Kötülüklerin ve haramların gönül dünyamızı kuşatıp, yüreklerimizi kirletmesine müsaade etmeyelim.

          Haram ve günahların bir şekilde işgal ettiği gönül dünyamızı, samimi bir tövbe ile arındıralım. Unutmayalım ki, ihlâsla yapılan bir tövbe günahları siler ve kişiyi hiç günah işlememiş gibi temizler.

Resûlullah Efendimiz (s.a.s.) bir hadislerinde bu duruma şu ifadeleriyle işaret etmektedir:

“Günahlarından samimi olarak tövbe eden kişi hiç günah işlememiş gibidir.”[2]

Hutbeme, Yüce Rabbimizin, haramlardan kaçınmaya çalışan ve işlediği günahlardan dolayı duyduğu pişmanlık ateşi vicdanını rahatsız eden kullarına yönelttiği şu hitabıyla son vermek istiyorum:

De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”[3]

 

Hazırlayan: Hüseyin İZGİ

Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı

Redaksiyon: D.İ.B. Hutbe Komisyonu



[1] İbn-i Mace, Zühd, 29.

[2] İbn-i Mace, Zühd, 30.

[3] Zümer, 39/53.

Kategori:
Copyright © 2010 Sonkale.org - Tüm Hakları Saklıdır | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.